Haberler


25

 

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Ortak Komite Toplantısı yapıldı. 21 Meslek Komitesinin Üyelerinin katılımı ile gerçekleştirilen Ortak Komite Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu’nun açılış konuşması ile başladı:

Sayın Meclis Başkanım, Meclisimizin ve Komitelerimizin çok değerli üyeleri Kıymetli basın mensupları,

Hepinizi şahsım ve Yönetim Kurulumuz adına saygı ile selamlıyor, 2019 Yılı 2.Ortak Komite toplantımıza hoş geldiniz diyorum.

Gerek İlimiz gerekse Ülke olarak üzücü olayların fazla olduğu bir ayı geride bıraktık. Arka arkaya orman yangınları, şehit haberleri, kadın cinayetleri…. Hepsi terördür ve hepsini lanetliyor, faillerinin hak ettiği ceza ile cezalandırılmasını istiyoruz.

Oysa ki; Çanakkalemiz için olumlu gelişmeler olmuştur. Ekonomi Dergisi Forbes’in pek çok veriyi değerlendirerek yaptığı çalışmada Çanakkalemiz en yaşanılabilir şehir seçildi.

Ardından World Happines Report verilerine göre mutluluk oranı % 50’nin üzerinde olarak Avrupa’nın en mutlu şehirleri arasına girmeyi başarmıştır Çanakkalemiz. Türkiye’de bu listeye giren 9 ilden biri olmuştu.

Geçen yıl açılan Troya Müzemiz TİME Dergisi Eylül sayısında konu olmuş ve “Dünyada görülmesi gereken 100 yer” arasında Türkiye’den listeye giren tek yer olarak yerini almıştır.

Dünyada pek çok Ülke tanıtımını yapmak için yoktan bir şeyleri var etmeye çalışıyor. Oysa ki Çanakkalemizin her bir köşesi bu konuda bir veri deposu adeta. Onun için bu kıymetleri bilmemiz ve bu kıymetleri her platformda dile getirmemiz gerekiyor. Turizmci arkadaşlarımız bu kıymetleri slogan olarak kullansın, marka değerlerimizin, ürünlerimizi ambalajlarımızın üzerlerine ekleyelim, fuarlarda standlarda kullanalım, beyin fırtınası yapalım, dedikodu değil. Gerçekten Çanakkalemizin olumlu yönlerini konuşmaya çalışalım.

Değerli arkadaşlar;

Bu toplantı senede iki defa kanuni olarak yapmak zorunda olduğumuz Ortak Komite Toplantımız. İlkini 21 Mart tarihinde yapmış idik. Şimdi müsaade ederseniz 21 Mart’tan beri Odamızın çalışmaları ve faaliyetleri hakkında bilgi vermek istiyorum. Gerçi biz kanuni zorunluluk olmayan her ay Meslek Komitesi Başkanları ile Yönetim olarak bir araya geliyoruz ve her hafta Yönetim Kurulu toplantısından önce de bir Meslek Grubumuzun tüm üyelerini davet ediyoruz. Kim katılırsa onlarla toplantılar gerçekleştiriyoruz. Yani Yönetim Kurulu Başkanı olarak ben ve Yönetimdeki arkadaşlarım aslında her meslek grubunun ne sorunu var bunları çok iyi biliyoruz ve anında müdahale etme şansımız oluyor.

Mart ayındaki toplantımızda aynı zamanda istihdam seferberliği ile ilgili bilgilendirmeyi yapmıştık. Bu çalışmayı ilçe ziyaretlerimiz ve Kadın Girişimciler Kurulumuz ile de devam ettirdik.

31 Mart yerel seçimlerinden sonra merkez ilçe ve faaliyet alanımızdaki Ezine, Bozcaada, Geyikli, Eceabat gibi bazı belediye başkanlarımıza hayırlı olsun ziyaretlerimizi gerçekleştirdik. Bu ziyaretleri de fırsata çevirdik tabiî ki Bozcaada’ya, Ezine’ye buradaki üyelerimiz ile de sohbet etme, sorunlarını dinleme fırsatı bulduk.

Nisan ayı Komite Başkanları Toplantımızda; yine ilk gündem konusu bürokrasi olup her ay komitelerle toplandığımızda kamunun özel sektörle rekabetinden şikayetler ve vize konusunda iş dünyasına kolaylık sağlanması konuları da gündeme gelmişti. Kamu elektrik parası ödemiyor, enerji parası ödemiyor, ısınma parası ödemiyor, personel parası ödemiyor. Özel sektörle rekabet ediyor, bu birçok sektörde başımızda. Yani, üniversitenin yoğurt satması, bazı kamu misafirhanelerinin müşterilere açılması gibi. Tabi bu ilgili sektörleri olumsuz etkiliyor, bu sorunlar konuşulmuştu.

Genel bir sorunumuz olan bürokrasi ile ilgili inanın her kuruma yazıyoruz, bizzat görüşüyoruz. En son da Mülkiye Başmüfettişine ilettim. Sayın Cumhurbaşkanımızı 2018’in Ekim ayındaki Genelgesine rağmen demek ki gerçekten Ankara’da da böyle sıkıntı var. İlimizde de yatırımcı ve iş dünyası olarak bürokrasi en önde gelen sorunlarımızdan biri.

LİYAKAT İLKESİNE DAYANMADAN ATANAN BÜROKRATLARIN ADETA BİR ÜST AKIL TARAFINDAN YÖNETİLİYORMUŞCASINA KURUMSAL HAFIZADAN UZAK TUTARSIZ DAVRANIŞLARININ CEZASINI NE YAZIK Kİ KENDİSİ YERİNE VATANDAŞ YA DA YATIRIMCILAR ÇEKİYOR.

Geçen ay ki Meclis konuşmamda belirtmiştim. Yatırımcının elinde imar grubu var 1,5 senedir ruhsat alamıyor. Geçen ay değil ondan önceki Meclis, inanın arkadaşlar bu konuyla ilgili bana Başkan Selçuk bey neden bahsediyorsun diye soran biri çıkmadı. Bu vatandaş veya yatırımcı ruhsat aldığı an birisinden demir alacak, birisine proje çizdirecek, birisinden beton alacak, akaryakıtçıdan mazot alacak üç, beş on, yirmi istihdam sağlayacak ertesi ay SGK ödemeye başlayacak ondan sonra vergisini ödemeye başlayacak. Yani tabiri caizse kapana parayı sokmuş oluyorsunuz. Ondan sonra artık o işletme devam ettiği sürece her türlü şeyi alacaksınız. Akla ziyan arkadaşlar. Bir gün beyaz diyen bürokrat ertesi gün kara diyor. Sen dün beyaz demedin mi? dediğin zaman yok söylemedim diyor. Ya utanmıyor musun dediğim zaman, söylemedim diyor. Bunun için bunları bu kürsüden ifade etme ihtiyacı hissettim.

Vize ile ilgili de girişimlerimiz oldu. Çünkü üreteceğiz, ürettiklerimizi yurtdışına satacağız diyoruz. Bildiğiniz gibi de Odamızda da bir ihracat birimi kurduk. İhracatçı adaylarına, ihracat yapmak isteyen üyelerimize cevap vermek için böyle bir birim kurduk. Tabi önce bir iş adamlarımız yurtdışına çıkıp, yurtdışını koklamaları lazım. Yatırımlarını ona göre yapmaları lazım. Satacakları ürünler için yurtdışındaki alıcılarla bir araya gelmeleri lazım. Bu konuda Yönetim Kurulu Başkan Yardımcımız Murat Aydoğdu bey ve GMKA İl Koordinatörümüz Recai Başaran bey İstanbul’da iki ziyaret gerçekleştirmişlerdi Mayıs ayında. Birisi Yunanistan Başkonsolosluğuna, diğeri de Almanya Başkonsolosluğuna. Yunanistan Başkonsolosunu geçtiğimiz günlerde Çanakkalemizde misafir ettik. Birlikte öğle yemeği yedik ondan sonra, Troya Müzesini gezdiler. Şuanda Yunanistan ile ilgili referans mektubu vererek vize konusunda eksik olmasınlar yardımcı oluyorlar. Bugün 11 Eylül Almanya Başkonsolosu Ticaret Ateşesi ve Türk Alman Ticaret Odası burada olacaklardı. Ama programlarında bir araya gelemedikleri için hep birlikte Çanakkale’ye gelmek istiyorlar iadei ziyaret için. Onun için bu programı gerçekleştiremedik. Yani dış ticaret için vizeye başladık, dış ticaret için masamızı kurduk bunu bilin. Her türlü sorularınızı Bülent Bey arkadaşımıza sorabilirsiniz. Bülent Bey aramıza yeni katıldı. Her türlü sorunuza cevap vermeye hazır bir birim oluşturduk Odamızda. Bu da yaptıklarımız arasında.

Yine 02 Mayıs tarihinde TOBB Genel Kurulu münasebetiyle Ankara’ya gittik. TOBB’un Genel Kurulu’na katıldık. Gitmişken Millet Meclisi’ne de uğrayıp ilimizin temsilcileri, müsait olan Milletvekillerimiz ile ilimizin sorunlarını istişare etme imkanı bulduk.

4 no’lu Meslek Komitemizden gelen talep üzerine 04 Mayıs tarihinde zeytin ve zeytinyağ ile ilgili seminer ve tadım paneli düzenledik. Daha sonra yine bu sektördeki üyelerimizin talebi üzerine Çevre ve Şehircilik Müdürü ve yetkililerin de katılımı ile atıkların değerlendirilmesi ve 3 faz -2 faz olayı var. 2 faza geçmek zorundalar. Ama kimi geçmiş, geçmemiş. Ortak bir platformda buluştuk. Birkaç üyemizin de tesisini ziyaret ettik.

Mayıs ayı Komite Başkanları toplantımızda Komite Başkanlarımızı çalışmalarımız hakkında bilgilendirdik ve proje üretmelerini istedik.

Haziran ayı Komite Başkanları toplantımızda, Ramazan Bayramında ön plana çıkan trafik ve kronik hale gelen otopark sorunu, şehir merkezinde tuvalet olmaması konuları gündeme geldi. Otopark ile ilgili de çağrımızı tekrar yineliyorum burada. Otopark konusunda aramızda Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımız da var. Yani hem Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi, hem de Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımız var. Belediye Başkanımız ve Sayın Valimizle de bunları konuştuk. Çarşı esnafımız da, birçok komitemiz otopark istiyor. Çünkü çarşı esnafı diyor ki; çarşı da hareketin çıkması için insanların buraya ulaşması için otopark lazım. O konuda da basın aracılığı ile de duyurumuzu yaptık. Şöyle Kamu veya Belediye bize bir yer gösterdiği takdirde biz tabi ki otoparkçı değiliz, otoparkçılık yapmakta bizim sorunlarımız arasında yok ama rol model olması açısından bir otopark yapıp onu işletime sunabiliriz. Bize bir arazi gösterdikleri, tahsis ettikleri anda bu konu da sizlerin de yardımını istiyorum Sayın Meclis Üyeleri.

7 ve 8 no’lu meslek grubumuzdan gelen talep üzerine 18 Haziran’da üyelerimizi İstanbul’da 42. Turkey Buıld Yapı Fuarına götürdük.

Üyelerimizin vizyonlarının gelişmesi, olası işbirlikleri için her fırsatı değerlendiriyoruz. Daha önce birincisini gıda üzerine yaptığımız UR-GE Programının ikincisine başlama toplantısını gerçekleştirdik. Orman ürünleri faaliyetleri üzerine Bakanlık tarafından onaylandıktan sonra bunun tanıtımına girdik.

İlimizin yine bir markası olan peynir helvası üreticisi üyelerimizden gelen talep üzerine kendilerini bir araya getirdik. Markalaşma ve daha önümüzdeki dönemde inşallah coğrafi işaret olabilir. Başkan Yardımcımız Fahrettin Ersoy Bey bu toplantıya başkanlık yaptı.

Ağustos ayı Komite Başkanları toplantımızda deniz ve dalış turizmi konularında son gelişmeler hakkında bilgi verdik. O konuda da sizinle şunu paylaşabilirim; geçtiğimiz Meclis kapanmadan önce Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bu dalış turizmi artık bir yasaya bağlandı, daha doğrusu izni çıktı diyelim. Savaşlardan dolayı birçok değerimiz var Boğazlarda, birçok dalış merkezimiz var. Bunlar dalış turizmi pastasından daha fazla pay almak için çalışmalarımız devam ediyor.

Yine UR-GE Projemizin açılış toplantısını yaptıktan sonra tanıtımını da gerçekleştirdik.

TOBB ve MEYBEM işbirliğinde emlak sektörüne yönelik mesleki yeterlilik sınavlarımızı düzenlemeye devam ediyoruz.

Bu 6 aylık periyotta 12, 13, 14 , 15, 16,17 ve 18 no’lu Meslek Gruplarmız ile sinerji toplantılarımızı gerçekleştirdik. Yine bu komitelerden çıkan bürokrasi ve otopark sorunu arkadaşlar. Birçoğumuz aynı toplantılara katılıyoruz zaten.

Yine sigortacı arkadaşlarımızdan, sigortacılık komitemizden çıkan Sigorta İl Delegelerimiz Metin Bey ve Nurdoğan Bey geçen ay Trabzon’da düzenlenen Kurultay’a katıldılar. Kendilerine tekrar teşekkür ediyorum. Hem Odamızı hem İlimizi temsil ediyorlar sigortacı olarak.

10 ve 11. Meslek gruplarımızdaki üyelerimizin talepleri üzerine İstanbul TÜYAP ve CNR’da eş zamanlı düzenlenen gıda fuarlarına katılım sağladık. Üyelerimize yabancı ithalatçı firmalarla ikili görüşme imkanlarını da sunduk.

Biraz da rakamlardan bahsedelim. 6 ayda biz bu kadar şey sığdırabildik. Okullar açılıyor, kış geliyor, esnafımız hareketlilik beklerken doğal olarak tüketicilerin de masrafları artıyor.

TUİK’in açıkladığı Ağustos ayı enflasyon rakamlarına göre; Ağustos'ta tüketici fiyatları binde 86 arttı , enflasyon yıllık bazda yüzde 15,01 oldu. Sekiz aylık artış yüzde 7.35'i bulurken, 12 aylık ortalamalara göre yıllık artış da yüzde 19.62 olarak gerçekleşti. Şimdi enflasyon %15 hedefimiz diyor hükümetimiz. Kamunun aylık gecikme faizi ise % 2,5 arkadaşlar. Yani yıllığa bileşik değil düz vurduğumuz takdirde en basit %30’a denk geliyor. Burada bir şey var, bu konuda da yazışmalara Ankara’da TOBB nezdinde sesimizi yükselteceğiz. Bana katılıyorsunuzdur umarım. Yani %2,5 %15 enflasyonun ön gördüğü bir ülkede %30 gecikme faizi biraz fazla. Biraz değil kat be kat fazla.

Aylık en yüksek artış yüzde 19.11 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda oldu. Ana Endekste yer alan gruplardan, eğitimde yüzde 4.26, konutta yüzde 2.04, çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 0.89 ve lokanta ve otellerde yüzde 0.75 artış gerçekleşti. İnşallah Merkez Bankası’nın Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla faiz düşürmesi yarın da devam eder. Yalnız sadece faizin düşmesi bir şey ifade etmiyor. Bu krediler kime kullandırıldı? Bu kredilerin KOBİ vasfındaki işini geliştirmek için yürütmeye çalışan bizlere kullandırılması gerekiyor. Bu krediler yine büyük projelerin finansında kullanılırsa büyük daha büyür, küçükler yok olup gider arkadaşlar. Küçük olmadan büyüğün olacağına inanmıyorum. Emeklenmeden yürünmez, yürünmeden de koşulmaz. Ama rakamlar çok daha çabuk değişsin diye bu krediler, sözde krediler çok şikayet alıyoruz. Gerçekten başvurduk alamadık, hiçbir olumsuz şeyimiz olmasına rağmen alamadık diyorlar. Evet haklılar onun için şu çağrıyı da yapmak istiyorum; faizlerin düşmesi yeterli değil. Gerçekten üreten, gerçekten ticaret yapana bu kredilerin kullandırılması gerekiyor. Hükümetimiz tabiî ki Kamu Bankaları’na bu baskıları yapıyor, özel bankalardan da aynı anlayışla hareket etmelerini bekliyoruz. Hatta Sema hanımla da görüştük, önümüzdeki günler de Kredi Garanti Fonu Balıkesir Şubesi ile birlikte bir bilgilendirme toplantısı yapacağız. Çok taze bir haber. Sayın Şube Müdürü bankalar aracılığı ile sunulan imkanları anlatmak istiyor. Önce biz anlayalım ki bundan sonra bankacı arkadaşları çağırırız veya aynı toplantıda bankacı arkadaşlarımızı da çağırırız. Çünkü gerçekten piyasada bir darlık var, herkeste bir sıkıntı var. Yani enflasyon %15 faturadan anladığımız kadarıyla doğalgaza gelen zam %50’nin üzerinde. Elektriğe gelen zam ona keza %50’nin üzerinde Allah iş aleminin yardımcısı olsun diyoruz.
Evet bu toplantının amacı benim konuşmam değil. Ben sadece bir bilgilendirme yaptım. Değerli arkadaşlar her birinizden ayrı ayrı çıkıp sektör sorunlarınız hakkında bir iki kelime söylemenizi isteyeceğim. Çünkü bu toplantılar ancak böyle verimli olabilir. Yoksa bu size bahsettiğim şeyleri internetten de okuyabilirsiniz bu verileri. Bunlar sadece yemeğin sosları diğer türlü bize ne yaptın diye sorsan bunlar bizim web sayfamızda da yayınlanıyor. Onun için buraya kadar zahmet ettiniz geldiniz, vaktinizi ayırdınız. Her biriniz sektörünüz hakkında bir iki kelime, benim konuşmama katıldığınız veya katılmadığınız hakkında bilgi, Odanın işleyişi ile ilgili olmasını istediğiniz, eleştirdiğiniz veya şu olsa daha iyi olur dediğiniz bir iki kelime eklemenizi istiyorum. Hepinize hayırlı işler, bereketli kazançlar diliyor ve sözü sizlere bırakıyorum. Saygılarımla.”
KAMU KURUMLARI ÖZEL SEKTÖRLE REKABET ETMEMELİ”
20 no’lu Komite Başkanı Faruk Kartal, “Merhabalar. Eğitim, sağlık, medikal, optik biraz basın aktif sektörlerin olduğu iş alanındayım. Hemen eğitim sorunuyla olan birkaç sorunumuzu, daha önce konuşulan Meclisimizde Belediye Başkanımıza dile getirmiştik. Ozaman adaydı kendisi buraya geldiğinde. Kamu imkanlarıyla açılan Atam Kreşleri bizlerle rekabet edecek mi yoksa belli bir gelir düzeyinin altındaki kişiler ve kendi personellerine bu hizmeti vermek üzere mi açıldığını sormuştuk. Kendisi de bizlere söz vermişti buradan mutlaka bunun kendi personellerine ve belli bir gelir düzeyinin altındaki kişilere yapılacağını söylemişti. Maalesef dışarıda görüyoruz ki karı koca akademisyen karı koca doktor öğrencileri mevcut Atam Kreşlerinde. Aynı zaman da biz kendisine biz sözü söylerken ÇOMÜ Kreşi de bize bu şekilde İktisadi İşletme olduktan sonra bu şekilde kamu imkanlarıyla bizim rakibimiz olduğunu iletmiştik. Sadece Atam Kreşler değil, kamu imkanlarıyla Üniversitemiz de bizim karşımızda büyük bir rakip. Devlet hastanesiyle özel anlaşmalar yapıp, bizlerin piyasa fiyatlarının çok altında öğrenci kabul ediyorlar ve herkesin öğrencisini kabul edebiliyorlar. Bu da şuan da maalesef Milli Eğitim Bakanlığı’nın serbest piyasa koşullarında sınırlama koymadığı bir durum. Mesela bizim eğitim sektöründe sürücü kurslarına sınırlama var, kolejde sınırlama yok, kurslara sınırlama yok. O yüzden isteyen istediği kadar kurs açabiliyor, belli standartları sağladığı sürece. İsteyen istediği kadar okul açabiliyor, kursa katılmıyor. Bu da geçtiğimiz yıllarda hepimizin izlediği Özel Sağlık Meslek Liseleri’nin devlet eliyle batırılması gibi sonuçlara meydan verebiliyor. Sağlık Kolejleri ilk önce açılmasına olanaklar tanındı arkadan burada toplam çalışması gereken sağlıkçı sayısının belli bir yüzdesi kadar kontenjanınızı sınırlıyoruz dediler. Sizler ATT yetiştiremezsiniz, ATT yardımcısı yetiştirirsiniz çok gündelik yönetmelik değişiklikleriyle uzun vade de alınmış yatırım kaynaklarının önlerine geçiyorlar. Bu şekilde maalesef benim sözüm ağır gibi oluyor devlet eliyle bizlerin batırılması. Bunun gibi sorunlarımız var eğitim sektöründe. O yüzden tekrar Belediyemizin ve Üniversite’nin belli bir gelir düzeyinin altındaki kişilere bu imkanın tanınması ve kendi personellerine bu imkanları tanınması konusunda kamu eliyle bizlerin karşısında rakip olmamaları konusunda çağrıda bulunmak istiyorum. Teşekkür ederim.”
Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu, “Biz teşekkür ederiz. Benim konuşmamda yer verdiğim kamu özel sektör arasındaki rekabet. Belediye kreşi veya ÇOMÜ’nün kreşi elektrik parası, ısınma parası personel ücreti ödemeden sadece gelir sağlıyor. Onun için çok daha ucuza mal edebiliyor. Bunu ileteceğiz. Bu konuyu bende hatırlıyorum. Belediye Başkanımızı seçimden önceki Şubat ayında burada bir görüşme olmuştu. Sadece personele ve dar gelirliye diye kesin bir ifadesi olmuştu. Bunu Sayın Başkana ileteceğiz, takipçisi olacağız.”
21 no’lu Komite Başkanı Hüseyin Şen, “Başkanım sizinde bulunmuş olduğunuz aynı sektörde orman işi yapıyoruz. Bizler Orman İşletme Müdürlüğü’nden açık arttırma ile ağaç alıyoruz. Bundan 5-6 ay önce banka faizlerini %18 olduğu dönemlerde vadeli satışlarda mektup oranları %0,6 geçikme faizler %1’di. Daha sonra faiz oranları yükseldi %25-%30’lara, gecikme faizleri %2’ye çıkartıldı, mektupları da iki katına çıkarttılar. Ama görüyoruz ki son zamanlarda faiz oranları aşağıya düştü. Bu faiz oranları bu gecikme faiz oranları aşağıya düşmedi. Yükseldiği zaman yükseliyor ama düştüğü zaman düşmüyor. Bununla ilgili TOBB üzerinden bir yazı yazamaz mıyız?”
Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu, “Bugün bir yazı geldi. Rifat Başkan TOBB’un temsilcisi olarak Tarım ve Orman Bakanlığı’ndaki Şura’ya benim katılmamı istemiş. İçeriğini bilmiyorum ama bende haberdarım zaten, konuşmamda gecikme olarak anlattım ama vadeli satışlarda da o olay var. Bunun takipçisiyiz.”
21 no’lu Komite Başkanı Hüseyin Şen, “İkinci bir konu sizlerde takdir edersiniz ki sunta fabrikaları Orman Genel Müdürlükleri’nden kendi ihtiyaçlarının %50’sini sabit bir fiyattan aldılar.Bize sabit fiyattan uygulanmıyor. Sunta fabrikalarının ne önceliği var da sabit fiyattan alıyor, bizim ihtiyaçlarımızı neden fiyat arttırarak gideriyorlar? Bu konu hakkında da bilgi almak istiyorum?”
Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu, “Onu şöyle bir hata olduğunu ben şahsım olarak tespit ettim. TOBB nezdinde de dile getirdim. Rifat Bey ile de bir iki defa görüştük. Ondan sonra da TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Odalar Borsalar Birliği Daire Başkanı geldi. Şimdi TOBB’da 61tane sektör meclisi vardı. Herkesin değişik değişik kullandığı işte Gıda Üreticileri Sektör Meclisi, Gıda Perakendeciler Sektöre Meclisi, Orman Ürünleri Sektör Meclisi bunun gibi 61 tane sektör meclisi var. Bu 61 tane sektör meclisinde kim var? Bilmiyoruz. Yani nasıl gizli bilgi? Bugün Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odasının web sayfasını açtığınız zaman Yönetim de, Mecliste Komitelerde kimler var, hangi şirketler üyelerimiz? Bunlar çok şeffaf bir şekilde var. Çanakkale’nin var. TOBB’u açtığımız zaman var mı? Var. Sektör meclisleri hakkında herhangi bir bilgi var mı? Yok. Direk bürokratla, direk Bakanlıkla Bakanlığın temsilcisi var çünkü sektör meclislerinde. Listeyi istediğimde 4-5 tane Sunta MDF tesisi, bir 10 tane ithalatçı,7-8 tane de dernek var. Bu dedim benim sektörümü temsil etmez. Israrla sektör meclisine temsilci sokmak istediğimizi söyledim. O konuda da sözü aldım. Yani onun şeyi orada şunu anlattım; tabi dedim Sunta MDF tesisleri bizim başımızın tacı, Sunta MDF tesisleri Türkiye’deki kapasiteleri de gerçekten dünyada sıralamaya girer yani Avrupa’da en büyüğüz dünyada da sıralamaya gireriz. Ama Sunta MDF tesisleri sabit fiyattan veriyorsun zaten ucuz alıyor onu. Yani süspansiyon oluyor diğer taraftan gelip senin alacağın tomruğu şişirip alıyor, sana verilen tahsis de ortalama satıştan oluyor. Cengiz Bey’e anlattığım zaman olur mu öyle şey diyor. Bunu anlattım aynen böyle oluyor dedim. Burada bir iletişim kopukluğu var. Bir çok sektörde de bu iletişim kopukluğu var. Ben hatta Mehmet Önen kardeşimi de Gıda Sektör Meclisine yazılması konusunda önerdim ve onda da ısrarcı oldum. Yani Meclisimizden istekli çıksa da çünkü sorunlar direk orada çözülüyor. Burada biz bir aileyiz TOBB’a karşı belli bir üslupla daha ısrarcı olduğumuz zaman her geçen gün bir şeyler alıyoruz. Konuşmamda bir şeyden bahsettim. Şimdi 2 tane UR-GE yaptık. Bölgemizde 2 tane UR-GE yapan Oda yok. 3. Ur-GE’yi yani UR-GE dediğimiz Uluslar Arası Rekabeti Geliştirme işte 2.sini Orman Ürünlerinde yapıyoruz. 3.sünü de hizmet sektörü için çünkü bizim 3 komitemizi kapsıyor hizmet sektörü 15-16 ve 17 no’lu komitelerimiz. Bunlar otelcilerimiz, restaurantçılarımız ve seyahat acentelerimiz. Ticaret Bakanlığında HİSER hizmet sektörü geliştirmeliyiz. Yani diğerlerinin adı UR-GE bunun adı HİSER. HİSER’deki yine Ticaret Bakanlığı’ndan bunu gerçekleştirebilirsek bu 3 komitenin şirketlerin kurumsallığı, tanıtımı ve kendini geliştirmesi rekabetlerini arttırıcı bir hizmetimiz daha da olacak. İnşallah bunu da gerçekleştireceğiz.”
“ÇANAKKALE İMAJINA ZARAR VEREN AFİŞ VE SLOGANLARDAN RAHATSIZIZ”
15 no’lu Komite Üyesi Ahmet Çelik, “Sayın Başkanım, Değerli gazeteciler bundan birkaç sene evvel bu çatı altında toplanıp, 2018 yılının Troya Yılı olması ile ilgili çok ciddi bir çalışma başlatmıştık. Bu şehirde yaşayan, nefes alan tüm esnafımız bu çok kıymetli projenin arkasında durdu ve son 3 yılda Çanakkale belki de geçmişinde hiç şahit olmadığı kadar turizm anlamında bir birlik gösterdi, dik durdu. Hepimizin bildiği bir konu 34-35 alt sektörü etkileyen bir meslek olan turizme bu sayede, bu çatının altında olduğu Çanakkale esnaf arkadaşlarımız destek oldular ve çok ciddi bir imaj farkı yarattık. Dünyadaki ve Türkiye’deki tüm fuarlarda Troya temalı tanıtımlar oldu. Çanakkale şehri sizin az önce bahsettiğiniz Time Dergisi diğer dergi ve diğer eserler gibi bir çok tanıtıma şahit olduk. Çanakkale bölgesinde ayrıca TÜRSAB Başkanı olmam vesilesi ile şöyle bir değerlendirme de bulunmak isterim; okulların kapandığı tarihten itibaren 15 Haziran tarihinden itibaren okulların açıldığı 3 aylık süreçte Çanakkale’nin turizm esnafı geçen yıllara oranla çok ciddi farkla turizm faaliyeti gösterdi. Bunun sebebini ben buradaki bütün esnaf arkadaşlarımızın projenin arkasında durduğu, bölgede çok ciddi bir çalışmanın yapıldığı ve bölgemizin algısını tüm Türkiye’de çok ciddi bir şekilde değiştiğini düşünüyorum. Bunun sebebinin de Troya Müzesi’ne girişlerden tutun da Çanakkale şehir merkezinde olan trafiğe kadar şehre dışarıdan gelen yerli turistin ne kadar fark yarattığına kadar net olarak yaşadığımızı düşünüyorum. Bu anlamda artık biz Çanakkale turizmciler olarak, seyahat acenteleri olarak ciddi bir noktaya ulaştığımızı düşünüyorum. Bu noktadan geri dönmek veya bu noktayı muhafaza etmek yönünde yeni yerli veya yabancı turist nasıl getirmemiz gerektiği ile ilgili çalışmalar yapmamız gerekiyor. Tam da bunların arifesinde olduğumuzu düşünüyorum. En önemlisi sorunlarımızdan bir tanesi sizinde bahsettiğiniz gibi Başkanım otopark sorunu. İstanbul’dan, İzmir’den, uçakla veya Ankara’dan getirdiğimiz yerli yabancı müşterimize Troya Atı’nı dahil gösteremeyecek kadar zorluk çekiyoruz, otobüslerimizi park ettiremiyoruz. Şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüslerin bile otogarlarda yerleri olmasına rağmen biz turizm taşımacılarının veya seyahat acentelerinin otobüslerini park edebileceği bir yer yok. Tabi ki Cuma pazarının orada bir alan yaratıldı ama Cuma günleri maalesef park edemiyoruz ki en çok bizim hafta sonu 3 gün paket tur programları yapıp müşterileri getirdiğimiz dönemde araçlarımız şehirde tur atmak zorunda kalıyor. Bu da çok ciddi bir imaj kaybına sebep oluyor. Bir diğer talebimiz komite olarak GESTAŞ’ta eğer araçlarımız sıraya girerlerse getirdiğimiz müşterilerimiz ile ilgili hat safhada şikayet alıyoruz. Nasıl yolcu taşıyan, tarifeli sefer yapan otobüsler geçiş üstünlüğü varsa en azından işletme belgesinde Çanakkale il sınırlarında adresi olan seyahat acentelerinin kendi araçlarının feribot geçişlerinde öncülüğün olmasını talep ediyoruz. Bundan birkaç gün önce Rotary Kulübünün yaptığı 30 Ağustos Çanakkale Boğazları yüzme yarışmaları vardı. Yerli yabancı 800 kişiye yakın katılımcı katıldı. Yerli yabancı katılımcılarla ilgili şöyle bir şey söylemek isterim; Çanakkale’de bir çok otelde bu insanlar konakladılar. Çanakkale’deki birçok restoranlarda yemeklerini yediler, birçok büfelerde sularını içtiler. Yani Çanakkale esnafına çok ciddi bir katkı sağlamış oldular. Fakat bizim şöyle bir eksiğimiz var. Bu insanları biz gündüz Troya’ya götürüyoruz, yeni açılan Troya Müzemizi gösteriyoruz. Ertesi gün Gelibolu’yu gezdiriyoruz, bir gün Çanakkale Boğazını gezdiriyoruz. Ama o insanlara akşam hiçbir şey yaptıramıyoruz. Hazır tüm arkadaşlarım varken esnaf arkadaşlarım bu eksikliği bir kez daha altını çizmek istiyorum. GAP’a gittiğiniz zaman sıra gezisi yapıyorsunuz, İstanbula’a gittiğiniz zaman Türk gecesi yapıyorsunuz ama bizim kaliteli , para bırakacak ola, özellikle etkinliklere getirdiğimiz müşterilerimizin akşam para harcamalarına olanak sağlayacak bir tesis bir etkinlik ve ortam yok. Ben burada yine doğru adresin Ticaret Odası olduğunu düşünüyorum ve Odamızın öncülük üstlenerek çözebileceğini düşünüyorum.”
Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu, “Nasıl bir şey istiyorsunuz?”
15 no’lu Komite Üyesi Ahmet Çelik, “Bununla ilgili biz komite olarak çalışırız Başkanım. İlhami Bey’de burada komite başkanımız. Yabancı turistlerin bu anlamda beklentileri fazlasıyla oluyor. En azından kendi kültürümüzü yansıtan gece düzenlenen bir organizasyon olabilir, işte bir sanat gecesi olabilir, bir sanatsal faaliyet olabilir, Türk gecesi olabilir bununla ilgili de girişimlerde bulunmak isteyen meslektaşlarımız olursa da biz onlara danışmanlık yapmak isteriz, yol göstermek isteriz. Büyük şehirlerde akşamları nasıl organizasyon edildiğini anlatmak isteriz, bu konu da bir eksiğimiz var. Bu konu da bir çalışma yapabilirsek sağlıklı olacağını düşünüyorum. Son olarak söylemek istediğim cümleme de bu şekilde başlamıştım. Çanakkale’nin imajı son 3 yıldır çok ciddi bir değişime uğradı. Hemen hemen ben TÜRSAB vesileyle biliyorum. Genel merkezde yaptığımız toplantılarda her yerde Çanakkale konuşuluyor, Troya Müzesi konuşuluyor. Bu nasıl oldu? Bize de anlatın gibi ortamlar oluyor. Biz anlatıyoruz elimizden geldiği kadar. Ticaret Odası’nın ne kadar önemli rol üstlendiğini anlatıyoruz ve örnek modelin bu şekilde olabileceğini söylüyoruz ama son zamanlarda da biz turizmcileri üzen bir haber oldu. Bununla ilgilide üzüntümüzü dile getirmek isterim. Bazı afişlerde, bazı sloganlarda ağaçsız turizmde olmaz deniliyor.Biz bunların tamamına çok büyük bir hassasiyet gösteriyoruz. Biz buralıyız, buranın çocuğuyuz, biz de burada bu değerlere sonuna kadar sahip çıkıyoruz ama bu anlamda Çanakkale imajını bir noktaya bir seviyeye getirdiğimiz özellikle turizmdeki seviyenin bu tip sloganlarla zedelenmesini kesinlikle istemiyoruz. İnanın bu bizim için hiç kolay olmadı. Bu 3-4 senemizi bu işe harcadık. Gece gündüz demedik 2018Troya Yılı ilan edildi. Ne kadar bütçeye mal olduğunu hepinizin bildiğiniz Troya Müzesi bitti. Dolayısıyla buradan sonra bir tık öne gitmemiz gerekirken bir tık geri gitmemiz hepimizi çok üzer. En azından bu noktayı muhafaza etmemiz gerekir ve hep birlikte elimizi taşın altına koyup çalışmamız gerekir. Teşekkür ederim.”
“56 YILDIR YAPILAN FESTİVAL BÜTÇESİZLİK NEDENİYLE İPTAL EDİLDİ”
Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu, “Ben teşekkür ederim. Şimdi sondan başlayayım Ahmet Bey ağaç olmazsa turizm de yok, ağaç olmazsa Bayramiç beyazı da yok, ağaç olmazsa Ezine peyniri de yok Çanakkalemizin hiçbir değeri siyasete konu edilecek kadar değersiz değildir. Hepsi bizim için çok değerlidir. Bu konuda Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası 7420 üyelik tacir ve tüccarlardan oluşan vergisini ödeyen, sgksını ödeyen, istihdam yaratan üyelerden oluşmaktadır. Bizim burada Çanakkalemizin ticaretini, Çanakkalemizin değerlerini yükseltmek olmamız gerekiyor. Ama maalesef siyaset yapmak adına bu değerlerimiz yara görmüştür. Ben bugünkü konuşmamda buna yer vermek istemedim. Çünkü bir şeyi ne kadar çok konuşursanız o kadar dillenir. Yani Çanakkalemiz kaybeder. 56 yıldır yapılan Troya Festivali bütçesizlik nedeniyle iptal edildi. Dedik ki Ticaret ve Sanayi Odası olarak bizde bir yerinden tutalım bunun sürekliliği sağlansın. Çok büyük bir bütçeyle değil daha hesaplı yapalım. Bir toplantı düzenlendi toplantıya katılamadım. Katılamadığım zaman Sayın Belediye Başkanı işte zaten samimiyetsiz, gelmedi, katılmadı diyor. Toplantıdaki ifadelerde şunlar; sanatçı peşin çıkar, sahneye çıkmadan önce parayı alır. Oradaki hazirundan siz paralarınızı verin biz harcamaları yapalım. Sen zaten harcama yeteneğin olsa devam ettirirdin festivali. Biz ne dedik? X sanatçı mı çıkacak bunu Ticaret ve Sanayi Odası olarak biz üstlenelim. Birçok şeyde bunu yapıyoruz. Biz de yarı resmi bir kurumuz. Çıkarıp da şirketinden, kendi şirketinden de bu parayı çıkarabilirsin. Ben samimi olmaya davet ediyorum. Çanakkale’deki herkesi taciri, tüccarı herkesi.
“56 YILDIR DEVAM EDEN FESTİVAL YAPILAMADI AMA KİRAZLI’YA SANATÇI DA GİTTİ, ORGANİZASYON DA YAPILDI.”
Hangi bütçeyle oldu? Biz burada bir aileyiz arkadaşlar siyaset yapmak için söylemiyorum. Siyaset yapmak istesem gider siyaset yaparım. Ama samimiyete davet ediyorum ne oldu? O afişler hangi bütçeyle donatılıyor? Biz festivalimizi yapamadık. Ne diyorsunuz Ahmet Bey? Misafirlerimizi gece ağırlayamıyoruz. İşte bu da bir festivaldir. Onun için sürekli olması gerekiyor, onun için bir sinerji olması gerekiyor. Ben şunu sürekli söylüyorum; Çanakkalemizin her yeri turizm, inanılmaz verimiz var, inanılmaz varlığımız var. Ama Çanakkale turizm şehri değil, turizm şehri adayı. Defalarca otopark sorununu söyledik. Bir rota oluşturulması gerektiği, sahilin gerekirse trafiğe kapatılması, gerekirse tek yön olup otobüslerin yolcuları Truva atının orada indirip yukarıda başka bölgede Esenler bölgesi olabilir, başka bir yer de bir otobüs otoparkı olması gerektiğini çünkü Cuma pazarının oraya otobüsü park ettiğinde turiste hangi görseli neyi göstereceksin Cuma pazarında? Efrad okulu İlker Altın arkadaşımızın 2 senedir söyledi söyledi arkadaşımız yorulmadan söyledi. Evet Çimenlik Kalesi’nin önü Efrad Okulunun orası rehabilite edilse turiste gayet güzel şıkır şıkır boğazın kenarından Çimenlik Kalesi’ne soksak, oradan Aynalı Çarşıyı gezdirsek, oradan Truva Atının oraya götürsek ya da tam tersi yani bunun uzmanları var. Konuşuyoruz ama maalesef bir arpa yol ilerleyemiyoruz. Her platformda bunu konuştuğuma lütfen inanın. Bir açılışta geçen hafta konuştum. GESTAŞ konusu, şimdi GESTAŞ özellikle yaz dönemlerinde geçiş çok büyük sorun. Birçok defa şimdi gerçi ayrılmış Volkan bey. Volkan Bey gerçekten çok uyumlu çalıştığımız bir arkadaşımız. Şöyle bir sorun var herkes öncelik istiyor arkadaşlar. yani sütçü diyor ki ben bekliyorum süt bozuluyor, balıkçı diyor ki balık bozuluyor. Haksız mısın? Çok haklısın. Yani sen misafirini memnun edeceksin ki cebindeki parayı alacağız ki ekonomimiz yani 75 milyon turist 75 milyar dolar hedefimiz var bildiğim kadarıyla, basından takip ettiğim kadarıyla. Yani GESTAŞ’la o görüşmeyi yapmaya devam ederiz. Özellikle yaz ayları turizmimiz zaten yazın hareketli GESTAŞ’ta yazın hareketli. Yine ortak akıl toplantılarıyla onu çözmeye çalışırız.”
“BELEDİYE İNŞAATI YOLU KAPATIYOR.”
8 no’lu Komite Üyesi Hüsnü Çetin Durgut, “Yaklaşık 3-4 seneden beri devam eden Belediye inşaatı var. O inşaatın BP’nin önünde kalan kısmı da yolu kapatıyor. Bu çevrede yaklaşık 25-30 tane esnaf arkadaş var. Yol güzergahı olarak şuan da herkes stadyumun önünden giriyor, demircioğlu caddesine kadar gidecekler. Oradaki güzergahı kullanmak zorunda kalıyorlar. Bu yolun kapalılığının da ne zaman açılacağı belli değil. İnşaatın durumu malum ama en azından yolu açtırabilirsek, o yolu güçlendirme dolayısıyla oraya 3-4 tane konteynır kondu. Ondan sonra o güçlendirme işlemleri falan şuanda bitti. Yani bu yolun gidişatı ne olacak? Ne zaman açılacak? Çünkü oradaki bir çok esnafın önü kapanıyor. Bütün güzergahlar terste kalıyor. Bir de ters şerit, girilmez levhaları falan konuldu. Girecek olan adam hastane caminin oradan girecek ya da stadyumun oradan girecek.”
Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu, “Kanber Bey burada, Burak Bey burada biz en kısa zamanda yazıyla yazarız. Arkadaşlarımız da burada Belediye Meclisinde de sözlü olarak da dile getirirler.”
“ELEKTRİK TARİFELERİ ÇOK YÜKSEK”
16 no’lu Komite Başkanı Armağan Aydeğer, “Başkanım bizlerinde geçmiş süreçlerde komite başkanları toplantısında ifade ettiğimiz birkaç tane sektörümüzü ilgilendiren herhangi bir hususta bunlardan bir tanesi sizlerin de çok sık ifade ettiği özellikle enerji maliyetleri özellikle çok adaletsiz bir şekilde sektörler arasındaki dağılım. Ticarethane elektrik tarifesi ki bugün hepimizin en yoğun ilerleyen elektrik enerjisi şuan en pahalı bir fiyat üzerinden değerlendiriliyor. Geçmiş dönemlerde turizme özel Turizm Teşvik Kanunu çerçevesinde o bölgedeki en uygun elektrik, doğalgaz ve su ücretlerini öder diye bir kanun maddesi vardı. Ama bu kanun hükmü şuan da geçici olarak uygulanmıyor. Farklı ek maddeler eklendi. Bu şuanda hem istihdam yaratma, hem katma değer yaratmak isteyen özel sektörün önünde enerji çok önemli ciddi bariyerlerin başında yer alıyor. Bu çok önemli husus olarak bu siz zaten TOBB nezdinde de ifade etmiştiniz. Tekrar ben dile getirmek istedim. Diğer önemli bir husus tabi turizm gerçekten son 2016- 2017 o zor sıkıntılı sürecini 2017’de 2018’de 2019’da çok iyi bir ivmeyle sürdürüyor. Çanakkale başta Ticaret ve Sanayi Odası’nın öncülük ettiği Troya Yılı ve onunla ilgili gelişen çok sayıdaki alt ve üst yapı tanıtım çalışmalarıyla tüm Türkiye’de ve dünyada marka imaj haline geldiğini söyleyebiliriz. Bununda gerek müzeye yansıyan yaklaşık bugünkü rakamıyla şuan bir milyona ulaştığı bildiriyor ilgili yetkililer. Bizim o 2018 toplantılarında da Ticaret Sanayi Odası’nda da ilk söylediğimiz, ilk durak noktalarında da birtanesi diye geliyor ki bugün bir milyon rakamına ulaşmış olması ayrıca hepimiz için çok büyük bir övünç kaynağı. Bu çerçevede özellikle tabi tüm bu süreç olumlu yönde giderken biraz önce sizlere de Ahmet kardeşimin de ifade ettiği gibi. Tanıtımın maalesef iyisi de kötüsü de oluyor yani tanıtımın iyisi de kötüsü de olmaz diye bir laf var ama kötüsü de kötü oluyor.
“KAZDAĞLARI YOKSA TURİZM YOK GİBİ BİR TABLO ÇİZİLMESİ AÇIKÇASI HEM SEKTÖR TEMSİLCİLERİ HEM DE ÇANAKKALE KAMUOYUNU BEN ÜZDÜĞÜNÜ DÜŞÜNÜYORUM. BU YANLIŞIN BİR ŞEKİLDE DE GERİ DÖNÜLMESİ GEREKTİĞİNİ DE HER PLATFORMDA SÖYLÜYORUZ.”
Son dönemde hepimizin karşılaştığı turizmle ilişkili ya da Çanakkale’nin kültürel, tarımsal değerlerinin bir şekilde iletişim malzemesi yaparak şehrin farklı noktalarında Kazdağları yoksa turizm yok gibi bir tablo çizilmesi açıkçası hem sektör temsilcileri hem de Çanakkale kamuoyunu ben üzdüğünü düşünüyorum. bu yanlışın bir şekilde de geri dönülmesi gerektiğini de her platformda söylüyoruz bir turizmci olarak. Diğer önemli bir konu en son Kültür ve Turizm Bakanlığımız tarafından Turizm Geliştirme Ajansı isminde bir kurum kuruldu. Amacı turizmi daha profesyonel bir şekilde uluslararası bir düzeyde tanıtımının yapılması. Bu da bizlerin aslında geçmiş dönemde de çok savunduğu bir konuydu. Aslında amaç olarak çok doğru bir kurgu. Fakat bu kurgunun içerisinde tüm tesislerden ilgili turizm yatırımlarından farklı oranlarda katılım payı kanunda bu madde geçti. Örneğin konaklama tesislerinin tamamında cirosundan binde yedi buçuk, seyahat acentelerinden on binde yedi buçuk işte restoranlardan farklı oranlarda 1 Ekim itibari ile bu kanun uygulanmaya başlanacak. Burada biz tabiî ki gerekli katkıyı vermekle ben sektör temsilciliğini farklı düşünmüyorum ama cirodan binde yedi buçuk gibi bir rakam dolaylı bir vergi olarak karşımıza çıkmış durumda. Bu verginin de cirodan tahakkuk ettirilmiş olması çok farklı bir rekabet konusunu üretmediğini düşünüyorum. bu hususu zaten sizlerde hem TOBB nezdinde hem de farklı mercilere ilettiniz bunun için de ayrıca teşekkür ederim. Son olarak da yine son geçtiğimiz Bakanlık uygulamalarında bir tanesi de tabi fuarlar bizin uluslararası ilişkilerimizi geliştirmemizde çok önemli yerler. Bakanlığımız 2019 yılından itibaren fuar tanıtımlarında çok ciddi bir kesintiye girdi. 2018 yılı sonuna kadar 2018 yılı biraz önce Ahmet’in ifade ettiği Troya’nın tanıtıldığı 140 tane uluslararası fuar 2019 yılında 24’e düştü. Tabi bu şu anlamda bizlere dezavantaj getirdi. Güzel çok büyük, ulusal, global ölçekli şirketler değiliz. Tabiî ki orada Bakanlığımızın çatısı altında çok faaliyet gösterebiliyoruz. Ama Bakanlığımızın olmadığı bir yerde oradaki birçok orta ve küçük ölçekli şirketin kendilerini temsil edebilecek bir kabiliyeti yok. Orada fuar stantlarında boş dolaşmanızın sizin ilgili üretici ve tüketicilerle, tedarikçilerle karşılaşmanızı kolaylaştırmayan bir husus. Bu husustaki biz daha önce de aslında bu işin çok doğru olmadığını ve bu işin bölgesel olarak talebe bağlı olarak şekillenmesi gerektiğini ifade etmiştik. Bu da önemli bir konu olduğunu düşünüyorum. Teşekkür ederim.”
Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu, “Ben teşekkür ederim. Biz tabi komitelerle her hafta bir araya geldiğimiz için bunların hepsini Armağan Bey ile yüz yüze konuşmuştuk. Ama hazirunun da bilgisi olsun enerji maliyeti konusunda şuanda ben daha çok konuşmalarımda da bunu birçok kez söyledim. Televizyon seyretmek üretim yapmaktan ucuz. Eskiden bu böyle değildi. Binde yedi buçuk olan ciro üzerinden değil de hiç olmazsa matrah üzerinden olması gerektiği konusunda da TOBB’a yazdık. Şimdi fuar ödeneklerinin kesintisi sadece Turizm Bakanlığı değil Sanayi Bakanlığı’nda da oldu. Bunu nereden biliyorum? Yine GMKA’nın Yönetiminde olduğum için artık Çanakkale’nin tanıtımı için 2018 Troya Yılı’nda gerçekten GMKA’dan çok ciddi destek aldık. Bu da Çanakkale’nin tanıtımında kullanıldı. Muvaffak olduğumuzu düşünüyorum. Mesela GMKA’da fuara ödenek çıkmadığı için HİSER’i çok önemsiyorum. Yani HİSER’e sahip çıkalım. Özellikle de 15-16-17 no’lu komitelerdeki arkadaşlarımız yani katılımcı kaç kişi olursa olsun bu işi o zaman turizm değil Ticaret Bakanlığı üzerinden %75’ini alabiliyoruz projeyi kabul ettirebildiğimiz zaman ki ben bunu ettirebileceğimizi düşünüyorum. Çünkü Çanakkale biraz öncede söylediğim gibi turizm materyali konusunda inanılmaz zengin ve HİSER’İ nasip olur da yapabilirsek Türkiye’de 6. Oda olacağız. Karadeniz’de bir tanesi Bursa 6. biz olacağız. Yani 5 tane vardı Ordu, Trabzon diğer iki tanesi Karadenizdi, Bursa ve 6. biz olacağız. onun için HİSER’e özellikle turizm komitelerinin sahip çıkmasını istiyorum. Yani üye üye arkadaş arkadaş arayıp bu fuar konusunu oradan çözeceğimize inanıyorum. Çünkü 2019 yılında sadece fuarlar değil birçok ödenek kesintiye uğradı. Bu daralmanın da ondan olduğunu düşünüyorum. Ama bunu HİSER’le çözeriz.”

 

Okunma Sayısı: 171
resim